Gazetenin Tarihi Gelişimi

0
550

Batı Avrupa’da ticari kapitalizmin ürünü olarak ortaya çıkan gazetenin temelini, Avrupa’da Ortaçağ sonlarında rastlanan haber mektupları oluşturmaktadır (Tokgöz: 2003: 97). Oya Tokgöz (2003: 97), çağdaş anlamda gazetenin kapitalist üretim biçimi ve piyasa ekonomisi içinde, toplumsal bir kurum ve ticari işletme olarak hayatını sürdürdüğünü aktarmaktadır. 19. yüzyılda kapitalizm ile birlikte, bugünkü kitle gazeteleri ortaya çıkarken, bu süreç içerisinde gazetelerin ticari kuruluş olarak işleyiş mantıklarını piyasa koşulları belirlemiştir (2003: 97). Teknolojik bir kurum olarak pahalı bir yatırım olan gazetenin, ürettiği haberlerle elde ettiği kâr, harcadığı emek yoğunluğu, bu iletişim aracının piyasa koşulları içinde rekabet etmesini sağlamış ve bundan dolayı teknolojiyle gazete ve gazeteciliğin ilişkisi devamlı olarak makine parkının yenilenmesi için finansman kaynağı bulunması ve yatırım yapılması şeklinde görülmüştür.

Tarihsel süreç içerisinde günümüze kadar gazetenin birçok tanımı yapılmıştır ve hâlâ da bu tanımlama çalışmaları devam etmektedir. En genel anlamıyla gazete, dünyada gelişen olayları okuyucu kitlesine aktarmak, okuyucuyu bilgilendirmek, okuyucunun siyasi, fikri, içtimai ve iktisadi alanlarda ilerlemesini sağlamak amacıyla günlük olarak yayımlanan bir haber kaynağıdır (Akt: Gezmen, 2002: 3). Gazetenin, bazı düşünür ve liderler tarafından da tanımları yapılmıştır. Bu düşünürlerden olan Napolyon Bonaparte (Başkut,1967: 7). gazeteyi şöyle tanımlamıştır; “Hükümetin kararlarını destekleyen onun istediği şekilde hareket eden, onun yasakladığı konulara dokunmamakla vatani görevini yapan bir matbuadır.”

Napolyon’un gazeteyi hükümetin bir propaganda aracı gibi gören tanımına karşılık, Mustafa Kemal Atatürk ise gazeteyi şöyle tanımlamaktadır: “Matbuat milletin umumi sesidir. Bir milleti tenvir ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikri gıdayı vermekte, hulasa bir milletin hedefi saadet olan istikameti müşterekede yürümesini teminde matbuat, başlı başına bir kuvvet bir mektep bir rehberdir.

Ahmet Emin Yalman (1967: 7) gazete için; “Günlük Olaylara ilişkin haberleri, bunlara ilişkin yorumları kapsayan, bir haftayı aşmayan aralarla, çokça basılan ve belirli bir bedel karşılığında isteyenlere satılan bir yayım aracıdır.” derkenRus Lider Lenin (1967:7) gazeteyi; “İhtilalin en kuvvetli silahıdır” şeklinde değerlendirmektedir. İlhan Selçuk ise (1967:8) gazete için, “Tarihin ilk müsveddesidir.” şeklinde bir tanım yapmaktadır.

Gazete ile ilgili birçok tanım yapılmıştır. Bazı çevreler, gazetenin halkın sesi olduğunu iddia ederken bazıları da gazeteyi siyasi partilerin propaganda aracı olarak görmüştür. Gazete, kamuoyuna haber vermenin yanı sıra zaman zaman yukarıda açıklanan işlevleri de gerçekleştirmiştir. Gazete, politika, ekonomi, kültür ve daha başka konularda haber ve bilgi vermek için yorumlu ya da yorumsuz olarak, her gün ya da haftanın belirli günlerinde düzenli olarak çıkarılan basılı süreli yayındır.

Gazetenin literatürde sadece bilim insanlarınca değil, bunların yanı sıra gazeteciler ve çeşitli devlet kurumlarınca da tanımı yapılmaya çalışılmıştır. Bu tanımlamalardan birisine TDK’nın Türkçe Sözlüğü’nde (1992: 527) rastlanmaktadır. Buradaki tanıma göre gazete: “Her türlü okura politika, ekonomi kültür ve daha başka konularda haber ve bilgi vermek üzere belirli zaman aralıklarıyla çıkarılan, büyücek boyutlu basılı kâğıttır”. Görüldüğü gibi, TDK, gazeteyi basılı bir kâğıt olarak tanımlamaktadır. Bu tanım, internet gazetelerinin varlığıyla birlikte eski ve yetersiz kalmaktadır.